
TÜRKİYE’NİN AB sürecinde yeni yol haritasını gösteren Ulusal Program’ın ana hatları belirlendi. Hükümetin, muhalefet ve STK‘ların tartışmasına açacağı Ulusal Program taslağında yargı reformu, insan hakları ve fikir hürriyeti konusunda önemli taahhütler verdi. Türkiye'nin AB sürecinde yeni yol haritasını gösteren Ulusal Program’ın ana hatları belirlendi. Ekim ayında Meclis’in açılmasıyla birlikte Ulusal Program’da yer alan 131 yasanın çıkarılması için çalışmalara başlanacak. 400 sayfadan oluşan programda Anayasa değişiklikleri de öngörülüyor. Ulusal Program, üretimden tüketime, sağlıktan eğitime, tarımdan sanayiye, enerjiden çevreye, adaletten güvenliğe, günlük yaşamın her alanında köklü değişiklikler getiriyor. Programın giriş bölümünde, AB’ye, ‘Türkiye’nin, hedeflerine ulaşmasını sağlayacak en önemli projesi Avrupa Birliği’ne tam üyeliktir. Avrupa Birliği’ne üyeliğimiz, halkımızın desteklediği ulusal bir hedeftir’ vurgusu yapıldı.
"Tılsımlı Şehir İstanbul" kitabı ARCHIMEDES Projesi kapsamında yayımlandı MED-PACT Programı kapsamındaki ARCHIMEDES Projesi çerçevesinde hazırlanan "Tılsımlı Şehir İstanbul" kitabı yayımlandı. Kentsel dönüşümü ve Akdeniz’de ekonomik işbirliğini geliştirmeyi ve sürdürülebilirliği artırmayı hedefleyen ARCHIMEDES Projesi, Venedik (İtalya) ve İstanbul eş-liderliğinde; Cenova (İtalya), Bordo (Fransa), Beyrut (Lübnan), Oran (Cezayir) ve El-Mina (Lübnan) belediyelerinin de katılımı ile yürütülüyor. Projenin amacı, AB üyesi ortakların iyi uygulamalarından faydalanarak MEDA kapsamında kamu-özel sektör ortaklıkları oluşturmak, sivil toplumu harekete geçirmek, sürdürülebilir turizmi desteklemek ve kültürel mirasın değerlendirilmesi amacı ile kurumsal düzenlemeler ve araçlar oluşturmaktır. İstanbul Eminönü'de bulunan Çemberlitaş-Mahmutpaşa-Yeni Cami arasındaki güzergah, bu doğrultuda pilot bölge olarak belirlenmiş ve stratejik program çalışması yapıldı.



GAZETECİ Ali Kemal'in torunu Boris Johnson Londra Belediye Başkanı seçildikten sonra, hem İngiltere hem de Türkiye'de Johnson Ailesi’nin Türklüğü üzerine çok konuşuldu. İngiltere'nin önde gelen gazeteci ve politikacıları arasında adı geçen İngiltere'deki Johnson Ailesi, uzun süre sessizliğini korudu. Sonunda aile adına Londra Belediye Başkanı Boris Johnson'un babası, kurt siyasetçi ve yazar Stanley Johnson konuştu. Vatan hainliğiyle yargılanan ve 1922'de linç edilen Gazeteci ve eski Bakan Ali Kemal'in torunlarından oluşan Johnson Ailesi’nin kendilerini ne kadar Türk hissettiğini, dedelerini nasıl hatırladıklarını, Türkiye hakkında ne düşündüklerini anlattı. Stanley Johnson, vatan hainliğinden yargılanan dedesinin de Atatürk gibi, Türkiye’nin iyiliğini istediğini söyledi.
Türk Medya grubunun çatısı altında yayınına yıllardır devam eden Medya dedikodu sitesi medyatava.com'un haberine göre Bulvar'ın kapanma nedeni muzır haberlerden dolayı üst üste kesilen para cezaları. Günlük 40 bin civarında tiraja sahip bulunan Bulvar gazetesi, az sayıdaki çalışanıyla kağıt masraflarını karşılayabilen sayılı gazetelerdendi. Bulvar erotik gazete olmadan önce ciddi yayın çizgisiyle de biliniyordu.
Türkiye’sinin yaşam dinamiklerine mi yasak. Güvenliğin sağlanmasının güç olduğunu söylemiş bir de Vali Güler, güvenliği sağlamak için buna izin veremeyeceklerini söyledi. Taksim’in güvenliğini 16 bin polisle sağlayamıyacaksanız, işinizi yapamadığınız anlamına gelir.

AB Komisyonu Üyesi Olli Rehn Die Welt'e yaptığı açıklamada Türkiye'nin gerekli reformları gerçekleştirmesi durumunda 10-15 yıl içinde birliğe üye olabileceğini söyledi. AB'nin Türkiye ile iki yeni başlıkta daha müzakereleri açmayı planlandığını belirten Rehn'in sözleri Türkiye'de doping etkisi yapabilir. AB'nin Türkiye'den ne beklediği sorusuna Rehn , Türkiye'nin kiritk bir süreçten geçtiği, AKP'nin kapatılmasının AB ile ilişkilere ve reform sürecine zarar vereceği yanıtını verdi.

TÜRKİYE Cumhuriyeti bugün 27 milyonu aşan genç nüfusu ile geleceğini tartışmak zorundadır.Başka ülkelerin özendiği,imrenerek baktığı,kıskandığı ve beyinsel bir güç olarak gördüğü;sırf bundan dolayı aralarına almak istemedikleri Türkiye Cumhuriyeti trenindeki genç potansiyel;Türkiye’de ezilmekte, yaptığı işlere, projelere, çalışmalara gerektiği desteği çoğu zaman alamamakta ve en kötüsü de toplum ve devlet tarafından beyinsel güç olarak değil fiziksel güç olarak görülerek adeta ‘gölge’ lenmektedir ve bu nedenle kötü yollara yönlendirilmektedir işte bundan dolayı Türkiye geleceğini tartışmak zorundadır çünkü; bu yanlış yollara saptırılan gençler iktidara şans eseri geldiği zaman ülke adeta bir çıkmaza sürüklenecektir.Bu nedenle bunun önüne geçmek gerekmektedir ve Atatürk’ün bıraktığı en değerli mirasimiz olan gençlerin geleceğini başka konulara sapmadan tartışılmak zorundadır..
.
Başbakan Tayyip Erdoğan kısa üre önce bir Anadolu gezisi sırasında hayatından memnun olmayan bir çiftçiye ‘Ananı da al git’ dedi ve bu söz birçok kişinin bilinç altında yer etti. Bu sözü geçtiğmiz yıl genel seçim turu sırasında söylemişti. Görünen o ki Türk seçmenler neredeyse bu sözü ciddiye bile almadılar ve oylarını AKP’ye, hakkında geçtiğimiz hafta kapatma davsı açılan partiye verdiler. Demek ki bir çiftçiye yapılan hakaret fazla birşey ifade etmiyor. Öte yandan, bir gazetenin haberinden öğrendiğimiz kadarıyla Başbakanın bu ve benzeri sözleri bir tiyatro oyununda tekrarlandı, Trabzon Devlet Tiyatrosu oyuncularının Rize’de sahnelediği ‘Düğün ya da Davul’ isimli oyunda ‘Başbakan Kimden Korkar- ABD’den, Burası yan gelip yatma yeri değil’ gibi bazı replikler de bulunuyordu. Sonuç mu, oyuncular hakkında sorşturma açıldı ve birçoğu ceza aldı.
Bu da oldu, birileri istedi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yüzde 47’lik çoğunluğunu elinde bulunduran hükümet partisi AKP’ye kapatma davası açıldı. DTP’ye açılan dava da zaten devam ediyor, nitekim AKP’yi kapatmaya yeltenen zihniyet DTP’yi bir kez daha kapatmakta hiçbir sakınca görmeyecektir.
Last comments