Bu kesim Atatürkçü olduğunu iddia ederler, ki ilginç bir şekilde bu yalanlarına artık kendileri de canı gönülden inanmış durumdalar, ama modern Türkiye’nin kurucusunun halkçılık ilkesiyle hiçbir zaman barışamadılar, çünkü halk onların gözünde milletin efendisi değil. Onların gözünde milletin efendisi Sünni Müslümanım diyen ama haftada en az bir kez meyhaneye giden, Hıristyan, Ermeni veya Kürt olmayan proto vatandaş tipidir, gerisi ise nafiledir, halkın gerçek efendisi devlete ait lüks tesislerde 1 liraya bira-kolan içen, 3 liraya da yemek yiyendir. Herşeyin en doğrusunu onlar bilirler, her şeyin en iyisi de onların olmalıdır aksini iddia eden ise vatan hainidir.

Türkiye’nin üzerinde adeta bir azınlık iktidarı kuran bu kesim statükonun yılmaz savunucusudur. Statükoyu değiştirmek isteyenlerin karşılarında ilk bulacakları bu elitlerimizdir. Genelde silahlı güçleri harekete geçirerek imtiyazlarını bugüne kadar korumayı adet edinmiş elit efendilerimiz, bugün artık farklı yöntemlere başvurmak zorunda kalmışlardır. Neler yapmadılar ki, önce türban dediler, gaza getirdikleri halkı bölücülerin coplanma mekanları olarak gördükleri meydanlara döktüler. Doldurdukları Gündoğdu, Çağlayan meydanlarından meydanlardan aldıkları gazla haydi seçime dediler, sandıkta yüzde 60’lık bir tokat yediler, gizli güçleri devreye soktular ama o da tutmadı.

Sevgili elitlerimiz şimdi ise o eski yöntemlerine geri döndüler, Türkiye’nin tüm demokratik kazanımlarını, ekonomik büyümesini yok etmek için düğmeye bastılar. Şimdi geç olmadan sormak lazım, sevgili elitler bu yaptığınız demokrasi ayıbı değil mi, haydi demokrasiye önem vermiyorsunuz onu anladık tamam da, e peki 70 milyonun vebalini ucuz bir kola karşılında boşlamaya ne diyorsunuz, ya değer mi Allah aşkına?

Özcan TİKİT