1 MAI

Özcan TİKİT

1977 yılında 35 kişinin yaşamını yitirdiği günden bu yana Istanbul belki de ilk kez bu kadar gergin şekilde 1 Mayıs İşçi bayramını daha kutlamaya hazırlanıyor. Evet ne yazık ki niyeti belirsiz yöneticiler nedeniyle bu yıl 1 Mayıs İşçi Bayramını bir kaos havasında geçireceğe benziyoruz. İşçi sendikaları geçen sene yapılan kanlı önlemelere rağmen bu yıl 1 Maysı’ı tek yürek olarak Taksim’de kutlamakta kararlı. Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın aklıselim ile uzaktan yakından alakası olmayan “ayakların baş olduğu yerde kıyamet kopar” sözlerinin ardından Istanbul Valisi Muammer Güler de fitili ateşleyen bir tavırla polisin Taksim’de çıkan emekçilere copla, biber gazıyla, sapanla müdahale edeceğinin işaretini verdi ve tehditler savurdu. Tebrikler sayın Başbakan, çok yaşayın sayın Güler, biriniz ayaktınız baş oldunuz ama aslınızı unuttunuz, ötekiniz ise işçiydiniz emekçinin cellatlığına soyundunuz, daha ne diyelim size bu yakışmazdı.

Geçen yıl Taksim’i 1 Mayıs’a kapattınız da ne oldu, çıkan olaylarda onlarca kişi yaralanmadı İstanbul tarihinde yaşamadığı bir trafik kaosuyla tanışmadı mı? Ne zaman hamasetten vazgeçip geçmişten ders almaya başlayacaksınız, ne yani gençlik yıllarınızda 1 Mayıs’ta meydanlara dökülen solculara kılsınız diye şimdi bunun intikamını emekçilerden mi alacaksınız. 1 Mayıs’ı hamasi alet edip Taksim’i kana bulamak mı niyetiniz. Taksim’de eylem yapan yapana, hiç kimseye yasak değil de en doğal hakkı gösteri hakkınını kullanmak isteyen bu ülkenin gerçek sahipleri, bugünün ve geleceğin 1 MAI 1Türkiye’sinin yaşam dinamiklerine mi yasak. Güvenliğin sağlanmasının güç olduğunu söylemiş bir de Vali Güler, güvenliği sağlamak için buna izin veremeyeceklerini söyledi. Taksim’in güvenliğini 16 bin polisle sağlayamıyacaksanız, işinizi yapamadığınız anlamına gelir.

Kapatılma davasıyla karşı karşıya kalınca demokrasiyi hatırlamak yetmiyor sayın Başbakan, demokrat olmanın yolu bu ülkeyi var eden işçiye saygıdan sevgiden geçer. Baş olabildiyseniz ayak baş olmaya devam edecektir, işte demokrasi de cumhuriyet de budur. Demokratik cumhuriyetlerde kıyamet kopmuyorsa ayakların baş olacağı Taksim’de kıyamet kopmasa gerek, çünkü Taksim en demokratik ve en şerefli eylemlerinden birine ev sahipliği yapacaktır.