'Çizme'de bir yılın faturası

Cléo Schweyer, Paris – (Türkçe tercüme: CSD desteğiyle)
Bir yıllığına Sardinya’ya gitmek Fransız bir öğrenciye 3.000 Sterlinlik bir vergi fiyat etiketine mal oldu. Siz de isterseniz yurtdışında yaşayabilirsiniz ama bir şatla: Kendi ülkenizde vergi ödemeye devam edeyeceksiniz.
Yabancı ülkeler kılavuzunu baştan sona okuduğumdan emin (bir sayfasını gözden kaçırdığım apaçık ortada!) saçlarımı rüzgara bıraktım ve erkek arkadaşımla birlikte güzelim Sardinya’da güzel bir serüvene atlamak üzere yola koyuldum. Tüm saygın vatandaşlar gibi tüm devlet ve kamu kuruluşlarını kısa bir süre sonra ülkeden ayrılacağımıza ilişkin bilgilendirdik, mektuplarımızı postaladık, bu gibi durumlarda hak kazananlara üç aylık ödeme yapan iş ve işçi bulma kurumu ile durumumuzu karşılıklı görüştük. Bunun yanı sıra maaşlı çalışan ve 37 yaş altındaki insanlara Avrupadaki bir iş yerinde üç ay yerleştirmeli iş deneyimi edinmek için yardımda bulunmak için alınan ve geri ödemesi bulunmayan ‘Leonardo yardımını’ aldık. Vergi memurunun da önceden haber edilmesi üzerine gitmeye hazırdık. Orada bulunduğumuz süre boyunca herhangi bir problem ile karşı karşıya kalma olasılığını ortadan kaldırmak ve ilişkilerimizin kabul edilmişliğinden emin olmak için hukuki ortaklığa kadar gittik... Tüm bunları her şey için ne kadar hazırlıklı olduğumuzu göstermek için anlatıyorum!
Ahtapot ve su
Sardinya’ya geldiğimizde her ikimizin de mest olmuş ve buraya bayılmıştık, neredeyse sadece ahtapot ve suyla yaşadık. Karadaki iş piyasası özellikle benim gibi tek kelime İtalyanca bilmeyen ve yeni gelmiş göçmenler için hiç o kadar canlı ve dinamik değildi. Maalesef (aslında bu iyi bir şey) Avrupa’da sınır konsepti diye bir kavram yok; işsizlik maaşımı bir kenara istif ettim, mali durumumu kısıtladım ve Fransa’da kalan zavallı ülke insanlarım için serbest olarak çalıştım. Bir yılımı dışarıda geçirdim ve inanılmaz bir mola verdim; işte 2008 yılını ben hep bu şekilde anımsayacağım.
Oy kullanmak gibi vergi ödemekte vatandaşlığa iştiraki temsil eder.
Ancak 2009 yılı başlarında, bulunduğum pembe bulutlar üzerinden sert bir şekilde yeryüzüne indirildim. Fransa’ya döndüm ve maalesef bu bana tüm güzel şeylerin bir sonu olduğunu hatırlattı. Ayaklarımız Fransız topraklarına değer değmez vergi iadelerimizi doldurduk – evet biliyorum ne kadar da iyiyiz. Vergilerimi her zaman zamanında ödemeyi tercih etmişimdir daha doğrusu bilinmeyen bir sebepten dolayı vergi ödemeyi çok severim (büyük bir olasılıkla beynimdeki bir dengesizlikten kaynaklanıyor olsa gerek). Vergi ödemek benim için oy kullanmak gibi vatandaşlığa iştirak edişimi ve vatandaşlık görevimi yerine getirişimi temsil eder ya da ona benzer bir şey; erkek arkadaşım vergi ödeme ve oy kullanma hakkında benim gibi düşünmez ve benim verdiğim önemi vermez. Konumuza dönelim, ikimiz arasında (şaka yapmıyorum) 15.000 Euro’yu aşkın (£13.971)astronomik bir rakam beyan ettik.
Fransız vergi kanununa sonsuz teşekkürler!
Bu yıl vatandaşlığıma hiç yapmadığımdan daha fazla katılımda bulundum. Vergi iadelerimizi yeni aldık ve devlete 3.414 Euro (£3.180 sterlin) borcumuz olduğunu gördüğümde şoke oldum. Bu tutarın toplam gelirimizin yüzde 20’sini temsil ettiğini fark etmek zor değil – yüzde 20. Şaka gibi. Bu vatanımda olduğum dönemdeki vergi tutarının aynısına mükellef edilmem anlamına geliyor. Her birimizin 26.000 Euro (£24,217 sterlin) böylece toplamda 52,000 Euro (£48,434) gelir beyan etmiş olduk. Bu sebepten dolayı sadece zenginler gibi katkıda bulunduk ve 37.000 Euro (£34.457 sterlin) daha kazanmak için sarf edeceğimiz çabadan kurtulduk. Ve insanlar bana çok fazla şikayet ettiğimi söylüyor. Daha önceden haberim olsaydı daha da abartırdım.
Yurt dışında yaşıyorsanız, sadece geldiğiniz ülkedeki değil içinde yaşamayı seçtiğiniz ülkenin vergi dairelerinden de sorumlu tutuluyorsunuz.
Bu küçük mucize Fransa Vergi Kanununun 197a maddesi sayesinde gerçekleşmiştir. 2006 yılında yürürlüğe girmiştir (bu yolda uğraş verenlere sonsuz teşekkürlerimi sunarım). Bu şahane makalenin ana fikri yurt dışında yaşayan tüm bu küçük düzenbazlar grubu, sadece Fransa’daki vergi memurundan değil yaşamayı seçtikleri ülkenin vergi memurundan da sorumlu tutulmaktadırlar. Bu onların yüksek ‘küresel gelire’ sahip olmalarından kaynaklanır ('küresel gelir' terimine bayılıyorum Sardinya’ya tatil için giden hakiki jet sosyeteden söz ediyor). Yüksek gelirden kastettikleri minimum yüzde 20’lik yüksek faiz oranı anlamındadır. Kötü bir oyuncu gibi görünmeksizin – bu bilgiye ulaşmak için hakikaten iyi bir araştırma yapmalısınız. Bu da bana durmadan ne kadar vergilendirileceğimi sormamamı öğretir. Bu arada umarım vergi memuru ahtapottan hoşlanıyordur…
