To content | To menu | To search

BENİM İÇİN TÜRK EĞİTİM-SEN BİTMİŞTİR

Tarih: 17 Şubat 2009

Yer: Konya

Olay: Dünya tarihine kara leke olarak geçen bir ‘yaratığın’ Adolf Hitler için helva dağıtıldı.

Maktül: İnsanlık

Şüpheliler: Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 No'lu Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk ve bazı sendika üyeleri

Olay: Kayseri'de Türk Eğitim-Sen üyeleri, İsrail Kara Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Avi Mizrahi'nin Türkiye'ye yönelik sözlerine tepki olarak, Hitler'in ruhu için helva dağıttı.

Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 No'lu Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk ve bazı sendika üyeleri, Cumhuriyet Meydanı'nda biraraya gelerek, İsrail Kara Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Avi Mizrahi'nin Türkiye'ye yönelik açıklamalarına güya tepki göstermiş. Ne mi yapmış bu kendini bilmez insanlıktan anlamazlar, gelin kendi ağzından dinleyin benim için Eğitim-Sen’i bitiren çetenin ele başının ettiği haltı açıklayışını, aynen aktarıyorum ‘’Hitler'i rüyamda gördüm. Bana, 'siz beni Yahudilerin gözüyle tanıdınız. Ancak bugün Amerikalılar'ın Irak'a yaptığı saldırılar, Doğu Türkistan'daki Türklere saldırılar var. Yahudiler Filistin'de soykırım yapıyor. Bunların yaptığı benimkilerden az değil'’ dedi. Hitler, bize hakkını helal etmedi. Ben de bunun üzerine meydanda helva dağıtıyorum.'' diyor... hem de utanmadan.

Ne alakası var soykırımla Gazze’nin , nedir bu gaflet Allah aşkına, Muhammed ve İsa aşkına…. Sayın Başbakan ve muhalefet neden suskun bu olay karşısında, İsrail’in Gazze saldırısını ‘haklı’ protestonun Hitler’in insanlık suçuna ortak olmaya varmasına nasıl müsade ediliyor. Batman’da 7 yaşındaki çocuğu tekme tokat döven polis, bu ‘kendini bilmez’ eylem karşısında neden sessiz kalıyor. Geç kalmadan başbakanından, muhalefetine ve polise herkes göreve lütfen, yoksa bu işin sonu hiç iyi görünmüyor. Hiç düşündünüz mü bu olay girmeye çalıştığımız Avrupa Birliği’nin herhangi bir kentinde yapılsa, yansımaları nasıl olurdu?, Herkes şapkasını önüne koysun ve bir kez daha düşünsün, bin düşünsün bir konuşsun bence, yoksa ‘haklıyken haksız olmanın kitabını yazan bir Türkiye’ olarak tarihe geçeceğiz.

Özcan Tikit

AVRUPA KOLEJİ SİZİ BEKLİYOR

ab yolunda turkiye1

AVRUPA Birliği müktesebatına hakim ve geleceğin Avrupası'nı yönetecek isimler yetiştirmeyi hedef seçen Avrupa Koleji tanıtım için Türkiye'de!... College of Europe, 1949’dan bu yana Avrupa bütünleşmesi ile ilgili olarak aşağıdaki konularda lisansüstü eğitim vermektedir:

- Avrupa Hukuku

- Avrupa Ekonomisi

- Avrupa Ekonomik Bütünleşmesi ve İşletme Çalışmaları

- Avrupa Genel Ekonomi Çalışmaları



- Avrupa Siyaseti ve Yönetimi

- Avrupa Disiplinlerarası Çalışmaları

- Avrupa’nın Uluslararası ve Diplomatik İlişkileri

Bugüne kadar, College of Europe’un binlerce mezunu, AB organları ile hükümetler, Sivil Toplum Kuruluşları ve özel şirketlerin dış ilişkiler bölümlerinde görev aldı. Avrupa bütünleşmesinin çeşitli alanlarında üniversite sonrası ilk eğitim kurumu olan College of Europe’un İletişim ve Yabancı Diller Direktörü Bayan Angela O’Neill, 22 Ocak 2009 Perşembe günü saat 16:00’da Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Alpay Aşkın Salonunda Kolej’i tanıtacak ve eğitim faaliyetleri ile ilgili bilgi verecek. Toplantı sonunda ayrıca eğitim kurumlarının Avrupa bütünleşmesine etkileri konusu da tartışılacaktır. Türkiye Avrupa Vakfı, AB’ye tam üyeliğimiz perspektifi çerçevesinde AB ile ilgili konularda her düzeyde eğitimin büyük önem taşıdığına inanmaktadır. College of Europe’da eğitim görecek Türk öğrencilerin seçimi Kolej ile birlikte Türkiye Avrupa Vakfı tarafından yapılmaktadır.

Bilgi ve İletişim:

Dr. Zeynep K. Öztürk Tel: 0 532 527 74 29 e-posta: zey_ozturk@hotmail.com

Sencer Ünsal Tel: 0 212 244 51 34 e-posta: info@turkiyeavrupavakfi.org

GSM: 0 539 938 30 20 Faks: 0 212 244 51 36

Not: Toplantı herkesin katılımına açık olup, katılacak kimselerin yukarıda verilen irtibat numara ve adreslerine isimlerini bildirmeleri rica olunur.

Istanbul Valiliği: Yabancıdan Öğrenci Olmaz

ERASMUS2

Türkiye’deki üniversite öğrencileri değişim programları sayesinde belli dönem için ya da sürekli olarak eğitimlerine yurt dışındaki üniversitelerde devam edebiliyor. Üniversite öğrencilerine “uluslararası hareketlilik” imkânı sunan bu yüksek öğretim programlarından biri de Erasmus. Avrupa üniversiteleri arasında işbirliğini teşvik etmeyi amaçlayan bu programdan her yıl binlerce öğrenci yararlanıyor. Örneğin sadece Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden 370 öğrenci 2004-2007 yılları arasında Erasmus üyesi Avrupa üniversitelerinde eğitim gördü.

İstanbul’daki tüm üniversiteler Erasmus programıyla öğrenci kabul ediyor. Ve bu üniversitelerde okuyan yabancı öğrenciler, denklik anlaşması gereği Türk vatandaşı öğrencilerin tüm haklarına sahip. Ancak geçtiğimiz aylarda İstanbul Bilgi Üniversitesi ile İstanbul Valiliği arasında gerçekleşen bir yazışma, uluslararası niteliğe sahip bu işbirliği anlaşmasının Türkiye’nin tüm kurumları tarafından geçerli sayılmadığını ortaya koydu.

Eski Müze’ye yeni Kart

Eğitim kurumları arasında işbirliğini amaçlayan Erasmus’un öğrenciler için sunduğu tek imkân üniversite eğitimiyle sınırlı değil. Üniversiteler çoğu kez, misafir öğrencilerin bulundukların ülkenin kültürünü tanıyabilmesi, deneyimlerinin sadece okulla sınırlı kalmaması için bir takım etkinlikler düzenliyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü ve Erasmus Klübü bu nedenle, üniversitede öğrenim gören 72 yabancı öğrenci için İstanbul’daki müze ve tarihi mekânları kapsayan bir gezi düzenlemek istedi. Bu geziye üniversitenin Türk vatandaşı öğrencileri de katılabiliyordu. Ancak Türk öğrenciler, Kültür Ve Turizm Bakanlığı’nın geçtiğimiz yıl uygulamaya başladığı ve bakanlığa bağlı Türkiye’deki tüm müze ve ören yerlerine giriş sağlayan Müze Kart’ı 10 TL’ye satın alabilirken kendileriyle aynı haklara sahip olması gereken yabancı öğrenciler her müze için 20 TL giriş ödemek durumundaydı.

Bilgi Üniversitesi rektörlüğü, Türk vatandaşı öğrencilerle yabancı öğrencilere uygulanan fiyat arasındaki bu uçurumu giderebilmek için 14 Ekim 2008’de İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne yazılı başvuruda bulundu. Erasmus’un Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programlari kapsamında yer aldığını belirten rektörlük, yabancı öğrencilerin müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmesini ya da Müze Kart satın alabilme olanağı sağlanması talep etti.

İstanbul Valiliği bu talebi 17 Ekim tarihli yazısında şöyle cevapladı:

“Müze Kart’ın, müze ve ören yerlerine girişlerde uygulanacak usul ve esaslarına dahil 4. Madde’ye göre bu karttan sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları faydalanabilir. 5. Madde’ye göre Müze Kart’ın fiyatı 20 TL’dir. Belirtilen tarife öğretmenler ile öğrenciler için yüzde 50 indirimli uygulanır.”

Continue reading ...

İşte basının Gücü! Hürriyet'in Gazi Tokadı İşe Yaradı

fransa1.jpg

Bundan 8 ay önce son 2 kurtuluş savaşı gazimizden bir olan Yakup Satar'ı kaybettik,

Eskişehirli gazi Yakup satar için düzenlenen cenaze törenine göstermelik bir iki devlet yetkilisi katıldı

Bu cenaze törenini 30 saniyelik bir habercik olarak televizyondan izledik,

Cenaze törenini izlerken aklıma Fransa’da 3 ay önce düzenlenen cenaze töreni geldi

Fransa savaşı gazisini Cumhurbaşkanı, bakanlar ve komutanlar tam tekmil katıldığı törenle uğurlamıştı

Benim aklıma gelen Hürriyet gazetesinin sonraki gün manşeti oldu

Hürriyet Fransa’daki vefayı gösterdi bizim yürek burkan vefasızlığımızı ayıpladı

Ve işte basının gücü….

sekip

Hürriyet’in Fransa tokadı işe yaradı

Geçtiğimiz günlerde son Kurtluş Savaşı gazimiz Mustafa Şekip Birgöl’ü kaybettik

Son gazi için TBMM önünde cenaze töreni düzenlendi

Cenazeye hükümet, muhalefet ve TSK yönetimi tam kadro katıldı,

Meclisten neden kovulmuyorlar denen DTP’liler de ordaydı

Gaziye hak ettiği değer hiç olmaz son yolculuğunda verildi

Kimin sayesinde?

İşte bunun için diyorum ki basın görevini yapınca

Kimse görevinden kaçamaz…

ÇANKAYA AB SÜRECİNE EL ATTI

TR-AB BYRKAB’ye üyelik sürecine hız kazandırmak ve bu yöndeki çabaların koordinasyon içerisinde gerçekleştirilmesi amacıyla Çankaya Köşkünde toplantı yapıldı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başkanlığındaki toplantıya TBMM Başkanı Köksal Toptan, Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan ve Avrupa Birliği Genel Sekreteri Oğuz Demiralp ile TBMM AB Uyum Komisyonu üyesi milletvekilleri katıldı. Uzun süredir terörle mücadele gündemiyle meşgul olan Ankara, yeniden Avrupa Birliği’ne üyelik sürecine odaklanıyor. Sürecin önde gelen aktörleri, Türkiye’nin stratejik hedef olarak belirlediği AB’ye katılım sürecini hareketlendirmek amacıyla bir araya geliyor. Çankaya Köşkü’nde dün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başkanlık ettiği bir toplantı gerçekleştirildi. AB’ye üyelik sürecine hız kazandırmak ve bu yöndeki çabaların koordinasyon içerisinde gerçekleştirilmesi amacıyla yapılan toplantıya Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, TBMM Başkanı Köksal Toptan ve AB Genel Sekreteri Oğuz Demiralp ile TBMM AB Uyum Komisyonu üyesi dört milletvekili katılıyor. Toplantıda Cumhurbaşkanı Gül’ün Dış Politika Başdanışmanı Gürcan Türkoğlu’nun da hazır bulundu. Başmüzakereci Ali Babacan, bu toplantıdan önce AB Dönem Başkanı Fransa’nın Büyükelçilik Rezidansı’nda AB ülkelerinin Ankara büyükelçileriyle öğle yemeğinde bir araya geldi. Ali Babacan, büyükelçilere Türkiye’nin AB sürecinde yapmayı öngördüğü reformların yer aldığı Ulusal Program taslağı hakkında bilgi verdi.

AB İLERLEME RAPORU: TÜRKİYE'NİN ÖNEMİ ARTTI

ab yolunda turkiye1AB Komisyonu'nun 5 Kasım tarihinde açıklaması beklenen Türkiye ile ilgili ilerleme raporunda Türkiye'nin dış politika alanında kaydetmiş olduğu önemli başarılara yer veriliyor. AB Komisyonu'nun 85 sayfalık ilerleme raporunda, Ankara'nın dış politika alanındaki başarılarına dikkat çekiliyor ve Türkiye'nin dipomatik alanda önemli gelişmeler kaydettiği vurgulanıyor. Türkiye'nin Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu'da istikrar için yapmış olduğu arabuluculuk girişimlerine vurgu yapan Avrupa Komisyonu, AB açısından Türkiye'nin stratejik öneminin arttığına işaret ediyor. Kıbrıs sorununun çözümü konusunda Türkiye'nin çözüm sürecine destek verdiğini hatırlatan rapor, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Ermenistan ile ilişkileri yeniden düzenlemek amacıyla yapmış olduğu girişimlerin de memnuniyet verici olduğunu kaydediyor. Güneydoğu Anadolu'nun kalkınması için hükümetin yaptığı eylem planına atıfta bulunan Avrupa Komisyonu, PKK'nın AB tarafından terör örgütü olarak tanımlandığını ve her tür eyleminin de kınandığını hatırlatıyor. Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesinde yapılan değişikliklerin önemine değinen rapor, vakıflar yasasında değişikliklerin gerçekleştiğine de dikkat çekiyor ve yargı reform yasasını da olumlu bir ilerleme olarak değerlendiriyor. Ayrıca yeni hapishanelerin inşaatından duyduğu memnuniyeti de dile getiriyor. Ekonomik alanda kaydedilen olumlu gelişmelere de yer veren ilerleme raporu, Türkiye'nin artık işleyen bir pazar ekonomisine sahip olduğuna vurgu yapıyor. Bütün bu gelişmelerin yanında Türkiye'nin reform sürecini yavaşlattığı belirtilen raporda, AB müktesebatına uyum konusunda ulusal programın bir an önce meclise sunulmasının önemi vurgulanıyor. Ergenekon davasına yer veren komisyon, göz altı sürelerinin çok uzun olduğuna dair şikayetlerin bulunduğunu belirtiyor. 64 sayfalık stratejik belgede ise Avrupa Komisyonu, üyelik müzakerelerinin yavaş ilerlemesinden diplomatik bir dille Türkiye'yi sorumlu tutuyor. Türkiye'den reformlara ivme kazandırmasını talep ettiğini ifade eden stratejik belge, ifade özgürlüğü, azınlık hakları, demokratikleşme alanında mutlaka ilerleme kaydedilmesini talep ediyor.

YÖK'TEN MÜTHİŞ PROJE: TÜRKİYE'NİN ERASMUS'U OLACAK

ERASMUS2 Yükseköğretim Kurulu'un (YÖK) üniversiteler arasında öğrenci ve öğretim üyesi değişimini amaçlayan Ulusal Değişim Programı (UDEP) önümüzdeki günlerde son hali verilecek. YÖK'ün hazırladığı taslak, Avrupa üniversiteleri arasında ülkeler arası işbirliğini teşvik etmek üzere öğrencilerin ve eğitimcilerin değişimini, Avrupa Birliği ülkelerindeki çalışmaların ve alınan derecelerin tanındığı ortak bir platform oluşturmayı hedefleyen Erasmus Programının ulusal boyuttaki benzeri niteliğini taşıyor. Üniversitelere görüşleri için gönderilen UDEP taslağının, görüşler alındıktan sonra YÖK tarafından tekrar ele alınması ve son halinin verilmesi planlanıyor. Program, üniversitelerin kabul etmesi halinde uygulamaya geçirilecek. Taslağa göre, YÖK tarafından yürütülecek UDEP'ten, Türkiye'de bulunan tüm devlet ve vakıf üniversiteleri ile yüksek teknoloji enstitüleri, bağımsız vakıf meslek yüksekokulları, askeri yükseköğretim kurumları ve polis teşkilatına bağlı yükseköğretim kurumları yararlanabilecek. Yükseköğretim kurumları arasında gerçekleştirilecek değişim faaliyeti bu kurumlar arasında imzalanan ikili anlaşma kapsamında yapılacak. Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarının herhangi birinde öğrenci ve öğretim üyesi olanların yararlanabileceği program, ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerini kapsayacak. Değişim programına başvuran öğrenciler, öğreniminin bir bölümünü ikili anlaşma ile ortak olunan yurt içindeki başka bir yükseköğretim kurumunda gerçekleştirecek. __

Continue reading ...

REACH İLAÇ İHRACATÇILARINI ETKİLEYECEK

AB’nin kimyasallarla ilgili yeni mevzuatı (REACH) Türk ihracatçıları da etkileyecek. 1 Haziran 2007 tarihinde yürürlüğe giren “Avrupa Birliği Kimyasalların Kayıt Altına Alınması, Değerlendirilmesi, Ruhsatlandırılması ve Sınırlandırılması Tüzüğü (REACH)”, üçüncü ülkelerin kimya sanayilerini de etkiyecek. Yeni mevzuata göre şirketlerin ticari kullanıma girmeden önce bir kimyasalın güvenli olduğunu göstermeleri gerekiyor. Bu durum REACH’in yürürlüğe girmesinden önceki durumun tam tersini oluşturuyor. Daha önceki uygulamaya göre yetkililerin bir kimyasalın zararlı olduğunu söz konusu kimyasal sınırlandırılmadan veya piyasadan kaldırılmadan önce kanıtlamaları gerekmekteydi. REACH tüm kimyasalları kapsıyor ve yalnızca endüstriyel süreçlerde kullanılan kimyasallar için değil gündelik yaşamımızda da örneğin temizlik ürünlerinde, boyalarda, kıyafet, mobilya ve elektrikli aletler gibi eşyalar için de geçerlilik taşıyor. Avrupa Komisyonu, Birlik dışındaki ülkelerin üreticilerine, ithalatçılarıyla görüşerek kimyasallarının ön kaydının yapıldığını ya da 1 Aralık 2008’den önce yapılacağını teyit etmelerini tavsiye ediyor.

Konya’da AB Bilgi Bürosu Açıldı

Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu ve Konya Sanayi Odası işbirliği ile 23 Eylül’de Konya’da yeni bir AB bilgi Bürosu açıldı. Açılış törenine, Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Marc Pierini, Konya Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Tahir Şahin, Konya Vali Yardımcısı Nevzat Dalkıran ve Belediye Başkanı Tahir Akyürek ve sivil toplum kuruluşları, yerel ve ulusal medya kuruluşları, meslek örgütleri de katıldı. AB Bilgi Bürosunun açılışıyla birlikte, Türkiye’deki AB Bilgi Bürolarının sayısı 14’e ulaştı. Bilgi Bürosu, Konyalı vatandaşlara AB hakkında bilgi aktarıp, sorularını cevaplandıracak. AB Bilgi Bürosu özelikle öğrencilere, yerel medyaya, gençlere, kadınlara, iş çevrelerine ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik çeşitli seminer ve konferanslar gibi etkinliklerle bilgi aktaracak; AB Türkiye kültürel diyaloğuna ilişkin kültürel -sanatsal etkinlikler ve sergiler yapılacak. Konya Sanayi Odası’ndaki açılış töreninden sonra, tarihi Horozlu Han’da verilen iftar yemeğini takiben, tasavvuf müziği ve ilahiler dinletisi gerçekleştirildi.

2009 FRANSA’DA TÜRKİYE MEVSİMİ OLACAK

Fransa ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanları düzeyinde imzalanan niyet mektubuyla 2009 yılı Fransa’da “Türkiye Mevsimi” ilan edildi. 1 Temmuz 2009 – 31 Mart 2010 tarihleri arasında Fransa’da gerçekleşecek 2009 “Fransa’da Türkiye Mevsimi” ile Türkiye bir sezon boyunca Fransa’nın davetlisi olacak. Paris’in yanı sıra Marsilya, Lille, Lyon, Strasbourg, Bordeaux ve Fransa’nın her köşesine yayılacak çağdaş ve klasik müzik, sahne sanatları, edebiyat, güncel sanat, sinema, tiyatro, dans, gastronomi, spor eğitim, tasarım ve moda gibi farklı disiplinlerdeki etkinliklerle Türkiye’nin kültürel alanlardaki enerjisini ve yaratıcılığını Fransız toplumuna anlatma fırsatını yakalayacak. 2009 “Fransa’da Türkiye Mevsimi”nin ilk duyurusu 16 Haziran Pazartesi günü İstanbul’da The Marmara Oteli’nde yapılan bir basın toplantısıyla yapıldı. Basın toplantısına her iki devlet tarafından Fransa 2009 Türkiye Kültür Sezonu Başkanları olarak atanan Emekli Büyükelçi Necati Utkan ve AXA Şirketler Grubu Başkanı Henrie de Castries katıldı.

Basın toplantısına Fransa 2009 Türkiye Kültür Sezonu çalışmalarının komiserliğini üstlenen Fransız Büyükelçiliği Kültür Müsteşarı Stanislas Pierret, ile İstanbul Kültür Sanat Vakfı Genel Müdürü Görgün Taner de katıldı. Toplantıda Türkiye’nin Paris Büyükelçisi Osman Korutürk ve Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Bernard Emié de hazır bulundular. Sezonun komiser yardımcılıklarını; Fransa tarafından İstanbul Fransız Kültür Merkezi Direktörü Arnaud Littardi, Türkiye tarafından ise aynı zamanda 2009 “Fransa’da Türkiye Mevsimi” Sergiler Direktörlüğü’nü de üslenen Sabancı Müzesi Müdürü Dr. Nazan Ölçer üstleniyor. “Fransa’da Türkiye Mevsimi” çalışmaları İstanbul Kültür Sanat Vakfı ve Culturesfrance ortaklığında yürütülüyor. “Fransa’da Türkiye Mevsimi” sanatsal programının bu yapının önderliğinde Fransa’daki büyük festivallerin ve kültür mekânlarının yöneticilerinin, Türkiye’deki kültür kurumlarının yöneticilerinin bir araya gelmesiyle oluşturulması hedefleniyor. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ve Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın inisiyatifinde gerçekleşen “Fransa’da Türkiye Mevsimi” Türkiye ve Fransa arasında kültürel ilişkileri canlandırarak sürekli kılmak, Fransız kamuoyunu Türkiye’nin kültürel çeşitliliğiyle tanıştırmak ve ortak gerçekleştirecek projelerle iki ülke arasındaki sanatsal ve kültürel iletişimi arttırmayı amaçlıyor.

“Fransa’da Türk Mevsimi”nin açılışı Grand Palais’de yer alacak “Çağlar Boyu İstanbul” sergisiyle yapılacak. “Fransa’da Türkiye Mevsimi” Sergiler Direktörü, Sabancı Müzesi Müdürü Dr. Nazan Ölçer koordinasyonunda gerçekleşecek sergi kapsamında Grand Palais’in iki ayrı katında İstanbul’un tarihsel geçmişinden örnekler yer alacak. Paris’teki Louvre Müzesi’nde ise “Osmanlı Tekstil ve Kaftanları” ve “İzmir” konulu sergiler de “Fransa’da Türkiye Mevsimi” kapsamında izleyicilerle buluşacak. Programda bunların yanı sıra hazırlığı süren başka sergiler de yer alıyor. 2009 “Fransa’da Türkiye Mevsimi” kapsamında yer alacak müzik etkinliklerinin arasında uzun yıllar Fransa’da yaşayan soprano ve müzikolog Çimen Seymen’in Fransız ve Türkiyeli müzisyenlerle beraber 17. yüzyıl Avrupa ve Osmanlı saray müziği arasındaki etkileşimden yola çıkarak hazırladığı projesi “Müsenna” da yer alıyor. Kanuni Sultan Süleyman’ı anlatan ve Alman besteci Johann Adolf Hasse tarafından 1753 yılında bestelenen Solimano Operası ise, Borusan Orkestrası’nın katkılarıyla dünya prömiyerini “Fransa’da Türkiye Mevsimi” kapsamında yapacak.

“Fransa’da Türkiye Mevsimi” Fransa’da erken başlayacak. 2009 yılının Mart – Temmuz ayları arasında yapılacak olan Lille 3000 Festivali programına dahil edilecek Türkiye ve İstanbul’a odaklı etkinlikler, Temmuz ayında başlayacak olan Fransa 2009 Türkiye Kültür Sezonu’nun ön tanıtımını yapmak için önemli bir vesile olacak. “Fransa’da Türkiye Mevsimi” projesi, 2006 yılında Türkiye’de düzenlenen ve iki ülkenin cumhurbaşkanları tarafından da desteklenen “Fransız Baharı”ndan sonra hız kazandı. Türkiye’nin birçok farklı şehrinde gerçekleşen etkinliklerle “Fransız Baharı”, Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkilerdeki yenilenmenin simgesi oldu ve Fransa’da Türkiye Kültür Sezonu’nun düzenlenmesinin önünü açtı. 2009 “Fransa’da Türkiye Mevsimi”nin ilk resmi toplantısı olan “Karma Komite” toplantısı 27 Şubat 2008 tarihinde Paris’te gerçekleşti. Karma Komite’nin ikinci toplantısı ise 16 Haziran 2008 tarihinde İstanbul’da yapılıyor. “Fransa’da Türkiye Mevsimi”nin tam programı 2008 Kasım ayında açıklanacak.

Proje başvurusunda bulunmak isteyenlerin tanıtım dosyalarını Türkiye Komiserliğine sunmaları gerekiyor.

Türkiye Erivan'da "GOL" peşinde

Azerbaycan, Bakü, Rufiz Hafizoğlu-

Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ermenistan ve Türkiye milli takımları arasında oynanacak maçı izlemek için bugün Erivan’a bir ziyarette bulunuyor. President Cumhurbaşkanlığı makamından yapılan açıklamada bu ziyaretin gelecekte iki devlet arasındaki ilişkilerin düzelmesine de yol açabileceği vurgulanıyor . Gül’ün bu ziyaretinin son zamanlarda Kafkaslar’a hakim olan gergin havayı da yumuşatması umuluyor ancak; bu açıklamada Ermenistan’daki gergin havanın bir sebebinin de Ermenistan olduğu gözden kaçmış görünüyor. ABD ve Avrupa’nın, Türkiye’nin dünyanın birçok sancılı bölgesinde aracı olmasına göz yummasının sebeplerinden bir de gelecekte Ankara’nın aracılık faaliyetlerinden siyasi faydalar elde etmektir. Gül’ün Ermenistan ziyaretiyle, ABD’nin uyguladığı siyaset, esas meyvesini vermiş bulunuyor. Bu seferin Washington’ın talimatıyla gerçekleştirildiği artık bir sır değil çünkü bu ziyaret Ermenistan ve ABD’nin çıkarlarına uygundur. ABD’nin Ermenistan’daki Geçici Temcilcisi Cozef Renninqton Erivan’da katıldığı bir konferansta ‘’Türkiye ve Ermenistan ilişkilerinin iyileşmesi ve sınırların açılması için ABD’den fazla çaba gösteren yoktur’’ diyor. Renninqton, Ermenistan-Türkiye sınırının açılıp iki ülke arasındaki ticaretin geliştirilesinin de icap ettiğini ifade ediyor. ABD Dışişlernden Deniel Frid’de ‘’İki devlet arasındaki gerginlik kimsenin faydasına değil. Ermenistan ve Türkiye arasında ortak konfersanlar ve değişim programları hayata geçirilmasi desteklenmelidir. Türkiye’nin tarihindeki karanlık karanlık sayfalarla barışması gerekir’ diyor. Frid, bu sözleriyle Türkiye’nin Ermenistan karşıtı prensip politikalarını bir kenara bırakacağını gösteriyor. Ermenistanlılar, Gül’ün seferini sabırsızlık içinde bekliyorlar çünkü onlar bu sefere tam olarak hazırlar.

Sarkisyan da CNN Televizyonu’na verdiği röportajda ‘’Komşular arasında sorunlar bulunması normaldir, Ermenistan’da hiçbir resmi kuruluşun Türkiye’den resmi bir toprak talebi olmasa da Türkiye hala Ermenistan’ı devlet kabul etmiyor. Türkiye ile Ermenistan arasında toprak problemi olsa da bu iki devlet arasında diplomatik ilişkilerin bulunmasına engel değildir. Rusya’nın da Çin ve Japonya ile toprak sorunu mevcut lakin diplomatik ilişki kurulmasına mani değil’ diyor. Sarkisyan’ın sözlerinden anlaşılıyor ki Ermenistan diğer bölge devletleri gibi Türkiye’den toprak iddiasında bulunuyor. Sarkisyan, diplomatik kanallarını açarak gelecekteki stratejik planlarını hayata geçirmeyi ve iktisadi yönden güçlenmeyi planlamaktadır. Ermenistan’ın ekonomik yönden güçlenmesi için ilk etapta sınırların açılması Kars-Gümrük demir yolunun faaliyete geçmesi zorunludur. Ermenistan ekonomik kalkınma için ilk etapta ana hedefinden vazgeçmiş gibi görünebilir.

Hadiselerin böyle gidişi ise kardeş Türkiye’de iç gerginlikle neticelenebilir. Çünkü Gül’ün bu seferinin Türkiye’de tüm taraflarca hoş karşılandığı söylenemez. Ermenistan seferi ile AKP’de bazı çatlak seslerin yükselmesi ve muhalefetin daha da sertleşmesiyle neticelenebilir. Dikkat çeken diğer bir önemli husus ise, 15 yıl önce Süleyman Demirel hükümeti zamanında bir milletvekili olarak TBMM’de bulunan Gül’ün Ermeni yetkililerinin Türkiye’ye gelişini sert dille eleştirmesidir. O zamanlar Ermenistanlı yetkililerin bir cenaze törenine katılışını eleştiren Gül, ‘’Bana öyle bir ülke gösterin ki kardeşlerini katledenlerle bir araya gelsin. Kars’ın Ermenistan toprağını iddia edenlerle görüşmek de ne oluyor’’ demişti. Şüphesiz ki Ermenilerin 15 yıl önce ki siyasetleri neyse bugün de odur. Türk diplomatların bildiği lakin unuttuğu bir mesele var; ‘’Gönül ne çay ister ne de çayhane. Gönül sohbet ister çay bir bahane’. Dolayısıyla Sarkisyan’a ne futbol lazım ne de maç izlemek. Sarkisyan sınırların açılmasını ister futbol bahane

KKTC'yi de Rumları da Erasmus'dan attılar

ERASMUS2AVRUPA Birliği'nin öğrenci değişim programı Erasmus'un öğrenci birliği ESN kendi aralarında anlaşamayan Rumları da Türkleri de birlikten attı. Güney Kıbrıs'ın, Kuzey Kıbrıs'ı da temsil etmek istemesi, normalda Türkiye içinde görünen KKTC'nin de kendi kendini temsil hakkı istemesi tartışmalarını çözümleyemeyen Erasmus Öğrenvi Topluluğu çareyi iki tarafı da topluluktan atmakta buldu.

AfroTürkler’in Yerini Kürtler Aldı

afroturk

Avrupa Birliği’nin desteklediği çalışmalar sayesinde ülkemizi ve insanlarımızı daha iyi tanıyoruz. Toplumsal araştırmalar Türkiye’nin gerçekten de büyük bir eksiği. Avrupa’da bu açığı büyük çoğunlukla üniversiteler dolduruyor, ülkemizde ise üniversitelerimiz uzunca bir zamandır “bilim” merkezi olduklarını unuttukları için biz de bu hizmetten mahrum kaldık. Neyse bu konuya girersek biraz zor çıkarız, onun için fazla uzatmadan asıl konumuza, ülkemize 19. yy’da gelen AfroTürklerin yerini Kürtler’in aldığını anlatan araştırmaya geri dönelim. AB Komisyonu’nun desteğiyle Tarih Vakfı, Afrika kökenli Türkler üzerine bir araştırma yaptı. Araştırma’da İzmir, Aydın, Muğla ve Balıkesir’de yaşayan 100 kişiyle görüşülmüş. Projenin asıl amacı Türkiye’de kültürlerarası diyaloğun güçlendirilmesini kültürel hakların korunmasınaa ve farklılıklara saygı kültürünün gelişmesine katkıda bulunmak. Araştırmaya konu olanlar arasında astsubayından hamalına her meslek grubundan Afrika kökenli Türklerle görüşülmüş. İş alanlarına baktığımızda ülkemizde yaşayan Afrika kökenlilirein büyük bölümünün çiftçi olduğunu görüyoruz.

Continue reading ...

AB'yi Ancak Seks Kurtarır

AVRUPALI ekonomistler AB'nin geleceğini ancak seksin kurtaracağını düşünüyor. seks001AB'nin nüfusunun 2050 yılına kadar 50 milyon azalacağına işaret eden uzmanlar doğum oranları artmazsa "ekonomik felaket yakın" uyarısında bunuyor. Yaşlanan nüfus nedeniyle AB'de büyümenin yavaşlayacağı ve sosyal harcamaların artacağına dikkat çeken ekonomistler gerekli bütçe reformları yapılmazsa, emekli sayısı ve sağlık harcamalarında artışın ülkelerin bütçelerine ek yük getireceğine dikkat çekiyor. AB'ye üye 27 ülkenin şu anki toplam nüfusu 495 milyon olduğunu açıklayan Eurostat EUROPOP2008 Raporu'na göre, nüfus 2035 yılında 520 milyona, 1 Ocak 2060'ta ise 505 milyona yükselecek. AB nüfusunun şu anki ortalama yaşı 40 iken 2060 yılında ortalama nüfusun yaşı 48'e ulaşacak. Avrupa Komisyonu'nu en çok endişelendiren ise doğum oranlarının düşmesine karşın ortalama yaşlı nüfusun büyük bir hızla artması. AB'nin ortalama yüzde 17 olan yaşlı nüfusu, 2060 yılında yüzde 30'un üzerine çıkaca, yani 550 milyonluk nüfusun 151 milyon 100 binini yaşlı nüfus oluşturacak. Genç nüfusun azalmasıyla ters orantılı olarak yaşlı nüfus azalacak ve 2060'da AB'nin nüfusunun 60 milyonunu 80 yaş üstü grup oluşturacak.

Continue reading ...

Türkiyeli Bir Oset'in Gözüyle Kafkas Krizi

GÜRCİSTAN Krizi'nde Ankara'nın tarafsız davranmaya özen göstermesinin en büyük sırrı ülkemizde yaşayan Gürcü ve Oset halkları. osetianTürkiye Kafkasya Birliği Projesiyle düşman ülkeleri birara getirip diyalog kanallarını açarak "Cihanda Sulh" ilkesini uygulamak istiyor. Peki diyaspora da yaşayan 100 bin Türkiyeli Oset ne düşünüyor. Kendisini Türkiyeli Oset olarak gören 28 yaşındaki Engin Polat-Thkostati anlatıyor.

Atalarım 1864 sürgünü sonrası Türkiye'ye göç etti ve 144 yıldır Türkiye'deyiz. Gürcistan Osetya savaşı başladığında Türkiye'deydim. Tshinval'e Gürcü ateşi gece saat 03:00'te, insanlar uyurken başlamıştı. Şehre giren Gürcülerin 1991'de yaptığı katliamları hatırlayarak Osetya'da yaşayan akrabalarım ve arkadaşlarım için çok endişelendim. Osetya'da yaşayan arkadaşlarım var. E-mail yoluyla iletişim kurduğum arkadaşımla 07 Ağustos'ta iletişimimiz kesildi. Yeni öğrendim ki arkadaşımın Tskhinval'deki evi yıkılmış ve şimdi Vladikafkas'ta bir mülteci kampında. Güney Osetya'da Gürcü işgali sonucu şehrin önemli kısmı yerle bir oldu. Görgü tanıkları hasar görmeyen bina olmadığını söylüyorlar. En başta da şehrin merkezinde bulunan parlamento binası hasar görmüş.

Continue reading ...

Ermenistan Yol Ayırımında Türkiye

borderCUMHURBAŞKANI Abdullah Gül'ün Ermenistan-Türkiye maçı için Ermenistan'a gideceği tahmin ediliyor. Karabağ işgali nedeniyle Ermenistan ile ilişkileri bir hayli tuzlu olan Azerbeycan bu konuda ne düşünüyor. Bakü'den Azeri gazeteci Rufiz Rahimoğlu Ermenistan Türkiye yakınlaşmasını değerlendirdi.

Ermeniler Osmanlı İmparatorluğu döneminde edindikleri millet-i sadıka (sadık millet) sıfatını yeniden elde etmek için aktif bir lobi faaliyeti içindeler. Lakin, Ermenistan'ın bu amacına ulaşmak için çok fazla siyasi manevraya ihtiyacı yok. Türkiye'deki gelişmeler Ermeniler'in Türkiye içinde zaten nasıl faal olduğunu gözler önüne seriyor.

Continue reading ...

AB Yol Haritası Tamam

eu-turkey1

TÜRKİYE’NİN AB sürecinde yeni yol haritasını gösteren Ulusal Program’ın ana hatları belirlendi. Hükümetin, muhalefet ve STK‘ların tartışmasına açacağı Ulusal Program taslağında yargı reformu, insan hakları ve fikir hürriyeti konusunda önemli taahhütler verdi. Türkiye'nin AB sürecinde yeni yol haritasını gösteren Ulusal Program’ın ana hatları belirlendi. Ekim ayında Meclis’in açılmasıyla birlikte Ulusal Program’da yer alan 131 yasanın çıkarılması için çalışmalara başlanacak. 400 sayfadan oluşan programda Anayasa değişiklikleri de öngörülüyor. Ulusal Program, üretimden tüketime, sağlıktan eğitime, tarımdan sanayiye, enerjiden çevreye, adaletten güvenliğe, günlük yaşamın her alanında köklü değişiklikler getiriyor. Programın giriş bölümünde, AB’ye, ‘Türkiye’nin, hedeflerine ulaşmasını sağlayacak en önemli projesi Avrupa Birliği’ne tam üyeliktir. Avrupa Birliği’ne üyeliğimiz, halkımızın desteklediği ulusal bir hedeftir’ vurgusu yapıldı.

Continue reading ...

"Tılsımlı Şehir İstanbul"

istanbul"Tılsımlı Şehir İstanbul" kitabı ARCHIMEDES Projesi kapsamında yayımlandı MED-PACT Programı kapsamındaki ARCHIMEDES Projesi çerçevesinde hazırlanan "Tılsımlı Şehir İstanbul" kitabı yayımlandı. Kentsel dönüşümü ve Akdeniz’de ekonomik işbirliğini geliştirmeyi ve sürdürülebilirliği artırmayı hedefleyen ARCHIMEDES Projesi, Venedik (İtalya) ve İstanbul eş-liderliğinde; Cenova (İtalya), Bordo (Fransa), Beyrut (Lübnan), Oran (Cezayir) ve El-Mina (Lübnan) belediyelerinin de katılımı ile yürütülüyor. Projenin amacı, AB üyesi ortakların iyi uygulamalarından faydalanarak MEDA kapsamında kamu-özel sektör ortaklıkları oluşturmak, sivil toplumu harekete geçirmek, sürdürülebilir turizmi desteklemek ve kültürel mirasın değerlendirilmesi amacı ile kurumsal düzenlemeler ve araçlar oluşturmaktır. İstanbul Eminönü'de bulunan Çemberlitaş-Mahmutpaşa-Yeni Cami arasındaki güzergah, bu doğrultuda pilot bölge olarak belirlenmiş ve stratejik program çalışması yapıldı.

Continue reading ...

500 bin Şirkete AF 500 bin Mezuna HACİZ Geliyor!!!

kyk

Bazı anlar olur ki bu kadar da haksızlık olmaz dersiniz, bu da o anlardan biri. Türkiye'de üniversite mezunlarının büyük bir çoğunluğu mezun olduktan sonra yıllarca iş bulamıyor, bulunca da ihya olmuyor. Gündem bolluğu yaşanan ülkemizde öğrencilerin ve mezunların sıkıntılarını sahiplenen hiçbir siyasi parti yok. Seçimde yalandan dahi olsa milyonlarca öğrenci ve mezundan söz eden de yok. Herkesten alacağını öteleyen devlet sıra üniversite öğrencileri ve hayat kurma savaşındaki yeni mezunlara gelince aslan kesiliyor. Peki neden buna ses çıkaran yok, öğrenciler ve mezunların bu derece kayda alınmadığı bir ülkede sosyal adalet ve demokrasiden söz edilemez. Fransa ve Yunanistan'da öğrenciyi ve yeni mezunları karşısına almak yürek ister, bizde ise biraz vicdansızlık 500 bin kişiyi ezmeye yetiyor. Maliye Bakanı 500 bin şirketin borcunu sileceğini açıklarken, Kredi Yurtlar Kurumu Müdürü çıkmış 'Kredi borcunu ödememiş 500 bin üniversite mezunun maaşına haciz koyacağız' diyor.

Continue reading ...

Darbe Günlükleri ve Ergenekon

ergenekon

DARBE hazırlığındaki Ergenekon örgütüne üye olmakla suçlanan birçok kişi gözaltına alındı. Dünyayı vuran ekonomik bunalımın üzerine gelen bu operasyonla birlikte Türkiye ekonomisnde gidişat pek iyi görünmüyor. Yargılanan düşüncenin yargılandığı bu süreçten bedelsiz çıkmamız mümkün görünmüyor ama “darbelere hayır” diyerek suskunluk sarmalından çıkabilirsek hasar minimuma indirilebilir. Devletin güvenlik kurumları tüm engellemelere rağmen çarka çomak sokmaya devam ettiği sürece Türk demokrasisinin kazançlı çıkacağından zerre şüphe yok.

Türkiye demokrasisi sırasıyla 1960, 1971, 1980, 1997’de de biri post modern olmak üzere 4 ölümcül darbe yedi ve hiçbir darbeci yargılanmadı. Demokrasi serüvenimize her seferinde sil baştan yeniden başlamışız ve bunun sorumluları hiçbir dönem yargılanmamışlar. Menderes hariç tüm siyasi liderlerler de kapalı kapılar ardında tıpış tıpış hizaya gelip halkın önünde demokrasi artistliğine soyunmuşlar.

Continue reading ...

- page 1 of 2